Chat with us, powered by LiveChat

Tag: en iyi avukat

EB-5 Yatırım Yeşil Kartı

Göçmen yatırımcı yeşil kartı, EB-5 yatırımcı programı çerçevesinde daimi oturum olanağı sunmaktadır. ABD’li işletmelere yatırım yaban yabancılar Amerika Birleşik Devletleri’nde vatandaşlık ile sonuçlanan daimi oturum alabilirler. Buna kişinin eşi ve 21 yaş altı evlenmemiş çocukları da dahildir. USCIS ya da açık adıyla Amerika Birleşik Devletleri Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri EB-5 programını yürütmektedir. Amerika Birleşik Devletleri Kongresi bu programı 1990 senesinde, ABD ekonomisine yapılan yatırımları artırmak amacıyla yürürlüğe koydu.

Yatırım Yeşil Kartı Gereklilikleri

Yabancı yatırımcı, EB-5 yatırım yeşil kart vizelerinin yatırımcı gerekliliklerini karşılamak için ABD’li bir ticari işletmeye sermaye yatırımı yaparak sermayesini risk altına almalıdır. Projeye bağlı olarak bu yatırım 500.000$ ya da 1 milyon dolar olmalıdır. Bir TEA ya da açık adıyla hedeflenen istihdam alanına yapılacak yatırım 500.000$ ve diğer tüm yatırımlar minimum 1 milyon ABD doları gerektirir. EB-5 yatırımları ABD’de minimum iki sene süreyle on tam zamanlı istihdam yaratmalıdır. Bu süreç oldukça karmaşıktır ve bir göçmenlik avukatına başvurulması şiddetle tavsiye olunur.

Yatırım Yeşil Kartı Sayısı

USCIS tarafından her mali yıl için 10.000 yatırım yeşil kartı ayrılmıştır ve bu rakama şimdiye kadar hiçbir yıl ulaşılmamıştır. 2011’de bu programın katılımcılarının yatırım yeşil kartına olan ilgileri büyük bir artış göstermiş ve programa 3 binin üzerinde yatırımcı başvurmuştur. 2011 mali yılı içerisinde yaklaşık 3.500 EB-5 yatırım yeşil kart vizesi verilmiştir. Bu rakam ise 2010 senesine göre yüzde seksen artışa tekabül etmektedir. Bu artış ise başvuru sürecinin etkinliğine bağlı olarak artan güven düzeyine, USCIS’in şeffaflığına ve Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan bölgesel merkezlerdeki artışa bağlanmıştır. 2005 mali yılı ile 2012 mali yılı arasındaki toplam EB-5 başvuru sayısı 12.410 iken bir yıl için en düşük rakam 2005 senesinde 332 ile gerçekleşmiştir. Bu rakamlar USCIS tarafından yayınlanan I-526 alındı raporlarına göre derlenmiştir.

EB-5 Yatırım Yeşil Kartı Bölgesel Merkezler

Yatırım yeşil kartı almak isteyen bir kişinin başlıca iki yatırım seçeneği bulunmaktadır. Bunlardan ilki doğrudan bölgesel merkeze yatırım yapılmasıdır. İkincisi ise, yatırımcı tarafından belirlenecek ve kişinin projenin tamamlanması için doğrudan yönetici rolü üstleneceği bir yatırım projesidir. Yatırımları üzerinde daha fazla kontrole sahip olmak isteyen yatırımcılar için doğrudan yatırım idealdir. Her iki seçenek de etkilidir ancak yatırım yeşil kartı gerekliliklerinin karmaşık doğası hukuki yardım alınmasını gerektirir. Yatırımlarından en fazla kazancı elde etmek yerine EB-5 göçmenlik hedefleri belirlemiş olan kişilerin Bölgesel Merkezlere yatırım yapmaları tavsiye edilir. USCIS, EB-5 yatırım projeleri için bölgesel merkezleri belirlemektedir. EB-5 başvuru sahipleri tarafından yapılan yatırımların yaklaşık yüzde doksanı bir bölgesel merkez yoluyla yapılmıştır.

İstihdam Yaratma Gereklilikleri

Bölgesel Merkezler istihdam yaratma gerekliliklerini yerine getirmektedir. USCIS, EB-5 yatırımı ile vasıflı ABD’li işçiler için en az on tam zamanlı iş açılmasını öngörmektedir. Bütün bu işlerin oluşturulması ve devamlılığı, yatırımcının Amerika Birleşik Devletleri’ne girişi ve şartlı daimi oturumunu almasını takip eden iki sene içerisinde gerçekleşmelidir. Bir EB-5 projesinin tanımı dolaylı, doğrudan ve teşvik edilmiştir. Doğrudan yatırımda, yatırım yeşil kartı başvuru sahibinin yatırdığı sermayenin doğrudan istihdam oluşturulmasını sağladığını kanıtlaması gerekir. Çalışanlar doğrudan EB-5 yatırımının yapıldığı işletme için çalışmalıdır. Bölgesel merkezler söz konusu olduğunda ise dolaylı, doğrudan ve teşvik edilmiş işlerin tümü başvuru sahibinin istihdam oluşturma hedefi kapsamında sayılır.

Bir Yatırım Yeşil Kartı için Başvuru Sürecine Genel Bakış

EB-5 vizesi başvurusu yapan kişinin Amerika Birleşik Devletleri’nde daimi oturum alabilmek için izlemesi gereken üç temel adım bulunmaktadır. Söz konusu işletme tarafından, başvuru sahibinin doğrudan yatırımına bağlı olarak on adet tam zamanlı ve doğrudan istihdam yaratılmalıdır. Ya da USCIS tarafından belirlenen bölgesel merkez yatırımcı için on adet dolaylı, doğrudan ya da teşvik edilmiş istihdam yaratır. Kişinin bir DS-260 Statü Değişimi Başvurusu ya da Göçmenlik Vize Başvurusu yoluyla daimi oturum almak için başvurabilmesinden önce I-526’nın onaylanması gerekir. Bu başvuru, yatırımcı ve yatırımcının bakmakla yükümlü olduğu tüm hak sahiplerine bu yatırımı geri verir. Bu formlar ve destekleyici kanıtlar son derece karmaşıktır ve eksiksiz bir şekilde doldurulmalıdır, bu nedenle bir göçmenlik avukatının hizmetlerine başvurulması tavsiye edilir. EB-5 vizesinin tüm gerekliliklerinin yerine getirildiğini kanıtlayan I-829 başvurusu, iki senelik sürenin sonunda teslim edilmelidir. Eğer bir göçmenlik avukatı ile EB-5 sürecini görüşmek istiyorsanız lütfen ücretsiz bir danışmanlık görüşme randevusu almak için Andrew P. Johnson Hukuk Bürosunu arayın (212-693-3355) ya da info@lawapj.com adresinden e-postayla iletişime geçin.

Başvuran kişinin E2 yatırımcı vizesi almaya hak kazanmak için yüklü bir miktarda yatırım yapması gereklidir. Ancak yasalara göre vize için gerekli minimum bir değer belirlenmemiştir. Genellikle başvuru sahibinin sağlam bir E2 başvurusuna sahip olmak için işletmeye en az 100,000$ değerinde yatırım yapması beklenmektedir. Başvuru sahibinin yatırım yapmayı tercih ettiği işletmenin türüne göre yapması gereken yatırım miktarı değişiklik gösterebilir. 100,000$’dan düşük miktardaki yatırımlar bazı düşük maliyetli girişimcilik şirketleri için yeterli olabilmektedir.

Yüklü miktar yatırım, oransallık yasasına göre yatırımcının şirketin başarılı bir şekilde işletilmesi için göstereceği finansal bağlılığa yetecek miktar olarak tanımlanmaktadır. Bu oransallık yasası, şirkete yapılan tüm yatırım miktarıyla benzer bir şirket kurmanın maliyetlerini veya var olan bir şirketin satın alınması için gerekli miktarı karşılaştırır.

Bu karşılaştırma, başvuru sahibinin işletmeye yaptığı yatırım yüzdesini oluşturur. Bu yüzde, ters kaydırıcı mekanizma skalası biçiminde düşük maliyetli bir şirket için daha yüksek bir yatırım yüzdesinden başlamalıdır. İşletmenin maliyetleri arttıkça yatırım yüzdesi de yavaş yavaş düşer. Bir işletmeye yatırılan sermaye miktarı, aşağıda ABD doları cinsinden verilen örnekteki yüzdeleri karşıladığında veya bu değerleri geçtiğinde yüklü bir miktar olarak kabul edilmektedir.

  • 500,000$ veya daha az maliyeti olan bir işletmeye yüzde 75 yatırım. İşletme maliyetinin 500,000$’dan çok daha düşük olduğu durumlarda ise yüzde 85-100 değerinde bir yatırım gerekli olabilir.

Şirkete yapılan yatırım, yatırım yüzdesini işletme maliyetine göre değerlendirerek işletmenin maliyeti (değeri) ile karşılaştırılmalıdır. İki rakamın aynı olması, yatırımcının işletme için gerekli fonların yüzde 100’ünü yatırmış olduğu anlamına gelir. Bu tip bir yatırım yüklü miktar olarak kabul edilir.

Birçok durumda yüzdeler daha düşüktür. Oransallık yasası, en iyi şekilde ters kaydırıcı skalada anlaşılabilir. İşletme maliyeti düştükçe yapılması gereken yatırım yüzdesi artarken, çok pahalı bir işletme ise vizeye hak kazanmak için daha düşük bir yatırım yüzdesi gerektirir.

Bir yatırımın yüklü bir miktar olarak görülmesi için keskin çizgilerle ayrılmış belli yüzdeler yoktur. Ama yukarıda belirtildiği gibi, bir işletmenin maliyeti düştükçe daha yüksek bir yüzdede yatırım yapılması beklenmektedir. Dolayısıyla yüzde 100’lük bir yatırım genellikle otomatikman 100,000$ veya daha az maliyetli küçük bir işletme için yeterlidir, ancak bu şirket maliyeti 75,000$’dan düşük olmamalıdır. Ama iki eşit ortaklı ya da ortak girişimli ve bu büyüklükteki bir şirket E2 yatırımcı vize statüsü almak için hak kazanabilir.

Amerika Birleşik Devletleri Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri (USCIS) 28 Ağustos 2017 tarihinde yaptığı açıklamayla, tüm istihdam temelli yeşil kart başvurusu sahiplerinin, yeşil kart başvuruları onaylanmadan önce bir USCIS görevlisi ile yüz yüze yapılacak görüşmeye katılması gerektiğine dair yeni politikasını duyurdu.  Bu istihdam temelli yeşil kart görüşmeleri 2 Ekim 2017 tarihinde yapılmaya başladı.

I-485 Daimi Oturum İzninde (yani yeşil kart) Statü Değişimi başvurusunu 6 Mart 2017 tarihinden sonra ve takip eden kategorilerde yapmış olan herkes bu zorunlu görüşmelere tabi olacak:

  • EB-1, istihdam temelli birinci tercih
  • EB-2, istihdam temelli ikinci tercih
  • EB-3, istihdam temelli üçüncü tercih

Bir başvuru sahibinin adli sicil kaydı bulunması ya da kanunlara aykırı yollarla ülke içinde bulunması gibi belirli durumlar dışında daha önce bu kategorilerdeki çoğu başvuru sahibi, yeşil kart başvuruları hakkında karar verilmeden önce USCIS görevlileriyle yüz yüze görüşmeye çağrılmıyordu. USCIS’nin yaptığı tahminlere göre daha önceki politikaya göre istihdam temelli yeşil kart başvurularının sadece %5-10’unda yüz yüze görüşme gerekli görülüyordu. Bununla birlikte, bu yeni politikayla tüm EB-1, EB-2, EB-3 I-485 başvuru sahipleri (6 Mart 2017 tarihinden sonra yapılmış olan) ve bu kişilerin bakmakla yükümlü oldukları kişiler, görevlilerin başvuru sahibinin özgeçmişini doğrulayabilmeleri için yüz yüze bir görüşmeye katılmak zorunda olacak.

I-485 Daimi Oturum İzninde Statü Değişimi başvurusu yapıldıktan ve karara hazır hale geldikten sonra ise bu dosya Ulusal Yardımlaşma Merkezine (NBC) gönderilir. Başvuru sahibi bundan kısa süre sonra görüşmesiyle ilgili USCIS’ten tarih, saat ve lokasyon içeren bir Görüşme Bildirimi almayı bekleyebilir.

Görüşmeden Ne Beklemeli

Başvuru sahibi, görüşme bildiriminde belirtilmiş olan yerel USCIS bürosuna giriş yapar. Görüşmede, başvuru sahibi avukatı ve gerekmesi halinde bir ardıl tercüman da bulunabilir. Başvuru sahibi görüşme sırasında USCIS görevlisinin şunlardan biri hakkında kendisine soru yöneltmesini bekleyebilir:

  • Teslim edilen I-485 formunda sorulmuş ve/veya listelenmiş olan her şey;
  • Başvuru sahibinin niteliklerine ilişkin sorular;
  • Herhangi tutuklanma durumu ya da bir göçmenlik görevlisine verilmiş yanlış beyanlar gibi başvuru sahibinin kabul edilebilirliğine ilişkin sorular;
  • Başvuru sahibinin eğitim geçmişine ilişkin sorular;
  • Başvuru sahibinin işi ve iş tanımına ilişkin sorular.

Eş ve Çocuklarla Görüşme

  • Birincil başvuru sahibi ile mevcut ilişkisinin yasallığına dair sorular.
    • Eşlerin orijinal evlilik belgesini sunması gerekmektedir;
    • Çocuklar doğum belgesi, velayet/evlat edinme ya da benzeri belgeleri sunmalıdır.
  • Birincil başvuru sahibi ile mevcut ilişkisinin iyi niyetli doğasına dair sorular. Eşlerin özellikle aynı ikametgahı paylaşma kanıtı, ortak vergi/hesaplar/varlıkların kanıtı, evlilikten olan çocukların kanıtı gibi evliliği sağlam zemine oturtan belgeleri getirmesi beklenecektir.

I-140 Yabancı İşçi için Göçmenlik Başvurusu

Görüşme sırasında I-140 Yabancı İşçi için Göçmenlik Başvurusunun halihazırda USCIS hizmet merkezi tarafından onaylanmış olması ve görüşmeyi yapan görevlinin işbu I-140 başvurusu kararını değiştirme yetkisinin bulunmaması yüksek bir olasılıktır. Bununla birlikte, görüşmeyi yapan görevli başvuru sahibine iş deneyimi, eğitim düzeyi ve istihdamı hakkında sorular sorabilir ve I-140 başvurusu ile birlikte verilmiş olan bilgi ve destekleyici belgelerin geçerliliğini belirleyebilir. Görüşmeyi yapan görevli, edindiği bilgiler doğrultusunda I-140 başvurusunun hata sonucu onaylandığını düşünmesi halinde I-140 başvurusunu iptal edilmek üzere USCIS hizmet merkezine geri gönderebilir.

İşlem Süreleri

USCIS, istihdam temelli yeşil kart başvurularının ne kadar sürede sonuçlanacağına ya da bir başvuru sahibinin görüşme için ne süreyle bekleyeceğine dair bilgi sunmamaktadır. Ancak, bu yeni görüşme zorunluluğunun kurumun toplam iş yükünün yaklaşık %17’sine denk geleceğini belirtmiştir. Bu da doğal olarak tüm kararlarda bir gecikmeye neden olacaktır. USCIS, aile bazında yeşil kart başvuruları ve vatandaşlık başvuruları da dahil olmak üzere tüm görüşme bazlı USCIS başvurularında işlem süresinin uzayacağını belirtmiştir. Yeşil kart başvurularının karara bağlanması 1 yıl ya da daha uzun sürebilecek gibi görünmektedir.

İstihdam temelli yeşil kart görüşmesine ne getirmeliyim?

İstihdam Temelli Yeşil Kart Başvuruları için İpuçları

  • Bu değişiklikler ışığında müvekkillerimize ve tüm istihdam temelli yeşil kart başvurusu sahiplerine şu tavsiyeleri takip etmelerini hatırlatırız:
  • ABD’deki istihdamınız ile ilgili olarak gerçekleşen her türlü değişikliği her zaman göçmenlik avukatınıza bildirin, bunlar arasında:
  1. Yeni bir işveren ya da kuruma geçiş
  2. Çalışma lokasyonunda değişiklik
  3. Pozisyon, görevler ve sorumluluklarda değişiklik
  4. Terfi ya da düşük pozisyona geçiş
  5. Tam zamanlıdan yarı zamanlı çalışma düzenine geçiş (ya da tam tersi)
  6. Şirket birleşmeleri, şirket satın alınmaları, ticari isim değişikliği, FEIN (Federal İşveren Kimlik No.) değişikliği ya da benzeri yeniden yapılanma
  7. Maaşta düşüş
  8. İş akdinin sonlandırılması
  • ABD ya da ABD sınırları dışında herhangi tutuklanma halinde her zaman göçmenlik avukatınıza bildirin;
  • Yeşil kartınız onaylanana kadar, başvurunuzun dayanağı olan göçmen dışı statünüzde (H-1B, L-1, vb.) devam edin;
  • Başvurunuzun dayanağı olan I-140 ve I-485 formlarıyla vermiş olduğunuz bilgi ve belgeleri detaylı olarak gözden geçirerek görüşmeye hazırlanın ve gerekli görülmesi halinde göçmenlik avukatınızdan görüşmede yanınızda olmasını isteyin.

Eğer bir işveren ya da istihdam temelli yeşil kart başvurusu sahibiyseniz, yeni yürürlüğe giren zorunlu görüşme süreci hakkında yardım almak için lütfen ofisimizle irtibata geçin.

 

Önsöz

Başvurulan vize kategorisi her ne olursa olsun vize başvurusu yapan yabancıların çoğunluğunun ikamet ettikleri ülkedeki ABD Konsolosluğu’nda veya Büyükelçiliği’nde birebir mülakat gerçekleştirmeleri gerekir. Bu aşama özellikle E2 vizesine başvuranlar için gereklidir. Bunun nedeni ABD Konsolosluklarının diğer vize türlerinin aksine E2 vize başvurularının her birini daha önceden ABD Vatandaşlık ve Göçmen Ofisi’nden veya kendi konsolosluklarından onay almış olsa dahi karara bağlamak durumunda olmasıdır. Ayrıca ABD Konsolosluk yetkililerinin E2 vize başvurularını onaylamak veya reddetmek konusunda olağanüstü derecede takdir yetkilerinin olduğunu unutmamak gerekir ve genellikle sınırlı sayıda müracaat veya yeniden değerlendirme imkanı sunarlar. Dolayısıyla E2 vize mülakatı tüm başvuru sürecinde oldukça önemli bir yer tutar. Reinhardt LLP bu tür mülakatlara hazırlanan yüzlerce müşterisine danışmanlık hizmeti sunmuştur. Bu konudaki tecrübemizi ve tüyolarımızı aşağıda bulabilirsiniz:

 

 

  1. Hazırlıklı Olun:

İşin püf noktası iyi bir hazırlıktan geçer, özellikle de bu gibi durumlarda son derece önemlidir. E-Vize mülakatlarına hazırlanma süreci, başvurunuzun fotokopisi ve aile üyeleriniz orada değilse bile pasaportları gibi gerekli belgeleri sunmakla başlar. ABD Konsolosluğu’nun mülakat öncesinde ek belge veya kanıt talep etmesi de alışılmamış bir durum değildir. Bu gibi durumlarda istenilen bilgiler çıktı alınmalı ve mülakat sırasında yetkili kişiye teslim edilmelidir. Bizler her zaman müşterilerimize özel sorularla karşılaştıklarında cevap niteliğindeki bilgileri ve referansları kolayca bulabilmeleri için ellerindeki başvuru fotokopisine küçük notlar almalarını tavsiye ediyoruz. Örneğin, birçok ABD Konsolosluğu başvurudaki sayfa sayısına bir sınır getirse de fon kaynakları ile ilgili daha fazla soru sorma ihtiyacı hissedebilir. Dolayısıyla para transferini gösteren ek banka hesap özetlerinizi de yanınızda bulundurun.

  1. Dersinizi Çalışın:

E2 Vize mülakatına hazırlanırken yatırımcı iş alanının fon kaynakları, iş türü ve sektörü, büyüme planı ve gelecekteki projeleri dahil olmak üzere her türlü detay hakkında tartışmaya hazır olmalıdır. Bu nokta son derece önemlidir, çünkü konsolosluk çalışanları işiniz, sayılar ve yatırımınız hakkında işletmenizin büyüyüp ABD ekonomisine yön verip vermeyeceğini saptayabilmek adına size oldukça çok soru soracaktır. Bu nedenle yatırımcıların kendi işlerine dair her şeyi anlatabilir durumda olmaları gerekmektedir. Ne kadar para yatırdınız?, Bu parayı nasıl harcadınız? Ne kadar gelir bekliyorsunuz? gibi sorulara hazırlıklı olun.

  1. Sabırlı Olun:

Konsolosluk yetkilileri bu başvurular üzerinde çok geniş bir yetkiye sahip olduklarının farkındadır ve işletmeniz hakkında özel veya çok zor sorular sorduklarında genellikle “soğuk“ veya “kaba“ görünebilirler. Bu gibi durumlarda yetkili kişinin temel görevinin başvuruya dair her şeyin doğru olduğundan emin olmak adına size birçok soru sormak olduğunu unutmayın. Müşterilere sorular rahatsız edici veya cevabı belirgin bile görünse de sakin ve profesyonel bir tavır takınmaları ve gerekli olandan fazla bilgi vermeyerek soruyu tam anlamıyla cevaplamaları tavsiye edilmektedir. “Yatırımınız yeterli değil“ veya “İşiniz iyi görünmüyor“ gibi ithamları çürütmeye hazırlıklı olun.

  1. Kendinize Güvenin:

Yukarıda da açıklandığı üzere Konsolosluk yetkilileri yatırımınızın büyüyeceğine, ABD ekonomisine katkı sağlayacağına ve yatırımcının bu işletmeyi yönetebilir durumda olduğuna dair kanıt aramaktadır. Aynı zamanda yatırımcının güvenini sarsmak adına sorular sorabilir veya yorumlar yapabilirler. Bu noktada yatırımcının kendi yatırımına, işletmesine ve başvurusuna güvenmesi ve Konsolosluk yetkilisini işletmesi hakkında tam anlamıyla “ikna etmesi“ gereklidir. Müşterilerimize her zaman şunu söylüyoruz: Yetkili kişiyi işinize yatırım yapacak biri gibi görün ve yetkiliyi işletmenizin buna değer olduğuna ikna etmek durumunda olduğunuzu farz edin. Yatırımcı işletmesine güvendiği takdirde ortada endişe edecek hiçbir şey kalmaz!

  1. Kibar Olun:

Her şeyden önemlisi sıcakkanlı davranmaktır! Sıcakkanlı, kibar ve yardımsever olun. Sonuçta herkes saygıyı hak eder, özellikle de başvurunuzu değerlendirecek olan Konsolosluk yetkilileri. Yetkili kişi kendini rahat hissettiği takdirde yatırımcı da kendini rahat hissedecek ve böylelikle mülakat daha çok sohbet havasında geçecektir.

 

İki vize arasındaki en büyük fark, yabancı uyruklu kişinin ABD’de kalmasına izin verilen süredir. O-1 vizesi geçici oturma izni sağlarken EB-1 ile kalıcı oturma izni edinilir.

 

İki vize türünün kabul şartları birbirinden farklı olduğu için O-1 vizesi sahipleri otomatikman EB-1 kabulü almazlar. Her ne kadar O-1 ve EB-1 vizeleri için gerekli nitelikler birbirine benzese de birbirinin yerine geçemez.

 

EB-1 yeşil kartı için gerekenler O-1 vizesine göre çok daha ayrıntılıdır. Başarılı olan EB-1 adayları alanlarının en iyisi olduklarına dair kayda değer kanıt ve belgelere sahiptir.

 

EB-1A vizesi ise kişinin “kendi sponsoru” olmasına olanak tanır, yani kişi alanında hatırı sayılır başarılar elde etmişse bir işverenin sponsorluğuna ihtiyacı yoktur.

Araştırmacılar ve profesörler için verilen EB-1B vizesinde ise çalışan kişinin kendi alanında uzmanlaşmış ve olağanüstü başarılar elde etmiş olması gereklidir. ABD’li bir işverenin iş teklifini kabul etmeniz durumunda becerilerinizi şirketinize veya enstitünüze kanıtlayabiliyor durumda olmanız gerekmektedir.

Sponsorluk ve Aile Konusundaki Farklar – O-1 vizesi vs EB-1

  • O-1 vize sahiplerinin çoğu ABD’de kaldıktan birkaç yıl sonra yeşil karta başvurmaktadır. EB-1’in aksine tüm O-1 başvurularında sponsor zorunludur.
  • EB-1 başvurusunun özel yetenek kategorisinde talep edilen standartlar da O-1 vizesine göre daha yüksektir.
  • O-1 avukatları genellikle başvuru sahiplerini ulusal ve uluslararası alanlarda tanınırlıkları aracılığıyla üstün yeteneklerini detaylı bir şekilde kanıtlamaları için teşvik eder.
  • İki vize arasındaki diğer bir önemli fark ise aile üyelerine tanınan haklardır. O-1 vizesi sahiplerinin eşleri ve çocukları otomatikman ABD’de çalışma izni edinemezler. Bu gibi durumlarda onlara büyük ihtimalle O-3 vizesi verilir.
  • Öte yandan EB-1 sahiplerinin eşleri ve ona bağlı olan kişiler de kabul edildikten sonra yeşil kart edinebilirler. Bağımlı kişi kategorisinde 21 yaşından küçük çocuklar kabul edilmektedir.

O-1 ile EB-1 Yeşil Kart Arasındaki Fark Nedir?

Halihazırda O-1 vizeniz varsa ve statünüzü EB-1’e değiştirmek istiyorsanız ABD’de kaldığınız süre boyunca gerçekleştirdiğiniz çalışmalarınızı göstermeniz gerekecektir. Böylelikle ABD Vatandaşlık ve Göçmen Ofisi’ne alanınızda tamamladığınız önemli projeleri kanıtlamış olursunuz.

Bu projeler hem ulusal hem de uluslararası alanda tanınırlık kazandığınızı göstermelidir. Bu noktada amacınız, alanınızda önemli bir yer edindiğinizi ve üstün yeteneklerinizi EB-1 statüsü kapsamında ABD’de kullanmaya devam edeceğinizi kanıtlamak olmalıdır. Dolayısıyla birkaç sene içerisinde EB-1 başvurusu yapmayı planlıyorsanız hemen özgeçmişinizi ve portfolyonuzu hazırladığınızdan emin olun.

 

O-1 ve EB-1 İşlem Süreleri Arasındaki Farklar Nelerdir?

EB-1 başvurusunu genellikle O-1 vizeniz hala geçerliyken yapmanız tavsiye edilmektedir. Aksi takdirde durumunuz “statü dışı” olarak değerlendirilirse yasal anlamda zorluklar yaşayabilirsiniz. Dolayısıyla EB-1 başvurunuzu O-1 vizenizin süresi dolmadan yapmalısınız.

EB-1 başvurusu için gereken toplam işlem süresi duruma göre değişiklik göstermektedir. Başvuru sahibinin evraklarını doğru bir şekilde hazırlaması, ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Ofisi’nin karar verme süresi, başvuranın premium hizmetlerden yararlanıp yararlanmaması gibi durumlara bağlı olmak üzere prosedürün tamamlanması 1 yılı bulabilir. Normal şartlarda ise toplam işlem süresi altı ile sekiz ay arasında değişmektedir.

 

O-2 Vizesi Nedir?

O-2 vizesi, O-1 vizesi sahipleri için gerekli asistanlara ve yardımcılara verilen bir vize türüdür. O-2 vizesi alan kişiler de yasal yollardan kalıcı oturma izni edinme şansına sahiptir. Ancak O-2 vizesi almanız O-1 vizesi sahibine bağlı olsa da yeşil kart başvurunuz yalnızca sizin kendi özellikleriniz göz önünde bulundurularak kabul edilebilir.

 

EB-2 işveren bazlı yeşil kart nedir?

Bu yeşil kart şartlarını sizin karşılamanız gerektiği anlamına gelmektedir. Seçeceğiniz yeşil kart, özelliklerinize göre değişebilir. Çoğu O-2 vizesi sahibi için EB-2 vizesi uygundur. Ancak en azından alanınızda üstün yetenekli olmanız, yüksek lisans derecesine sahip olmanız veya Ulusal Çıkar Muafiyeti almaya hak kazanmanız gerekmektedir.

 

EB-3 işveren bazlı yeşil kart nedir?

Yaygın seçeneklerden bir diğeri de EB-3 yeşil kartıdır. Başvuru sahibi bir lisans derecesi veya uzmanlaştığı alanda iki yıllık tecrübe ile yeşil kart alabilir, ancak bu durumda kendilerine sponsor olacak bir şirkete ihtiyaçları vardır.

Başvuru zamanı hala ABD’de bulunuyorsanız statü düzenlemesi için başvuru yapmanız yeterli olacaktır. Böylelikle başvurunuz onaylanır onaylanmaz yasal olarak kalıcı oturma izni edinmiş olursunuz.

Ancak bu sırada ABD’de değilseniz yeşil kart almadan önce konsolosluk aracılığıyla işlemlerinizi tamamlamanız ve konsolosluk görüşmesine katılmanız gerekecektir.

Ücretsiz danışma hizmetimizden yararlanmak ve başvuru yapmadan önce size en uygun seçeneklerin neler olduğunu öğrenmek için dilerseniz ofisimizi arayabilir, bir Skype görüşmesi veya yüz yüze görüşme ayarlayabilirsiniz.

 

New York Office

65 Broadway Suite 1603
New York, New York 10006

Andrew P. Johnson - Immigration Lawyer